Avanos Kızılırmak Gazetesi Haber Portalı

SAHTEKARLIK-KUL HAKKI

SAHTEKARLIK-KUL HAKKI

HÜR DÜŞÜNCE                                                                             ZEKERİYYA İLLEEZ

                                                 SAHTEKARLIK-KUL HAKKI

           Toplumu meydana getiren insandır. İnsanın yapısı toplumun yapısını ifade eder.

          İnsan doğduğunda kendi yakın çevresinden etkilenir. Daha sonra sokak,mahalle,okul,yazılı ve görsel medyadan etkilenir.

          İnsanın yetişmesi,toplumdaki durumu çok önemlidir. İnsanın söz ve davranışları kendi durumunu belirtir. Toplumda insanlar için iyi-kötü,doğru-yanlış,güzel-çirkin ifadeleri kullanılır. Bu genel ifadeler çerçevesinde insanlar toplumda bir seviyeye sahip olur.

          İlgi,istidat ve yeteneğine göre yeişen insan,isabetli tercihlerle mesleğini belirlerken,başarılı çalışma yapabiliyor. Bu başarılı çalışmalar iyi veya kötü amaçlı olabiliyor.

           Allah insana akıl ve düşünce vermiş,bu nimetlerdende  her insanda zeka oluşmuş. Bu zeka rahmani veya şeytani amaçlı erçekleşiyor. İnsan çok zeki,zeki,az zeki olabiliyor.  Burada amaç niyet rahmani mi,şeytani mi? Bu amaçlar ve niyetler içinde zekasıyla yaşayan insan,hangisinde etkili ve çoğunlukta ise; o karakter ve kişilik topluma hükmeder veya toplumda daha etkilidir. Mesesla;Dürüst,yalan söylemeyen,güvenilir vb. Yada yalancı,sahtekar,çıkarcı vb.

           Tıpkı hücrelerin; dokuları,organları ve sistemleri oluşturduğu gibi insanların kişiliğide her alanda ki duruma göre oluşur.

           İnsana yapılan yatırım,topluma ve ülkeye yatırımın seviyesi ve önemini belirtir.

           İnsanlar iyi,güzel,doğru nitelikte yaşamazsa,toplumda kuralların ve kurumların önemi kalmaz. Haklı olan değil güçlü olan kazanır. Dürüst değil sahtekar kazanır. Haram bilmez,helal bilmez. Kandırdığını zanneder. Oysa kendini kandırır! Hayatın sonunda Allah’a dönüş ve hesap vardır. Dünyada kulu kandırır ama Allah’ı asla!

          Allah’ın affetmeyi kuluna bıraktığı;yanlış-kötü-çirkin davranışlarından biri kul hakkı yemektir. Cenab-ı Allah kul hakkı ile gelmeyin demektedir.

          Düne,bugüne,yarına ve çevremize baktığımız zaman ibret ve ders alınacak nitelikte kişi ve olaylarla karşılaşırız.

          SAHTEKARLIK REVAÇTA OLUNCA…!

           Ne ahlak kalmış,nede din iman.

           Her taraf yalan.

           Sahtekarlık toz duman!

           Adam dedesinden kalan 8-10 ortaklı-vereseli yere;vereselere haber verip izin istemeden,ekip-dikiyor.Etrafınada eşi ve çocukları burası bizim diyor.Üstelik ekilip dikilen kendi hissesi kadar değil,tamamı! Kimseye haber vermeden dam yapıyor. Hatta sahte adresle DSİ’den kuyu -su çıkarma izni istiyor. Bu başvuruya gelen cevabı yazı vereselerin birine posta marifetiyle veriliyor. Cevabı yazıya binaen yapılan kontrolde yapılan yanlış işler ortaya çıkıyor. Sehven isim benzerliğinden üstüne geçen tapu,düzeltilip esas sahibi (dedenin ) üzerine geçiriliyor.

Adam hala benim diyerek,kanunun boşluk tarafı ve sahtekarlık ile itiraz edildiği halde,devam ediyor.

          Şikayet ediliyor.Tamam damı yıkacağını hisseli bu yerde iş yapmayacağını söylesede hala ekip dikiyor ve rahat şekilde hareket ediyor.Etrafındaki büyükleride yaptığının yanlış olduğunu ikaz etmiyor!

          Aslında bu yerin dışarıda olan vereseleri buradaki vereselere hisselerinin güvenerek saglam olduğunu zannederler.Yanlış,yalan ve işi kılıfına uydurma şekliyle yapmazlar diye düşünürler..

Gel gör ki helal mı,haram mı,kul hakkı mı demiyor! Yeter ki benim olsun. Bunları ve bunlara göz yuman ve destek çıkanları Allah ıslah etsin.

Herkes ömrünü yaşayacak,Allah’a dönecektir.

          Rahmetli babam Gardiyan Mustafa “Oğlum. Çok şey gördük ve yaşadık. Dünya boş. DÜRÜST OLUN,İYİLİK YAPIN”derdi.

          Yalan talan hükümdar olunca dürüstlük garip kalıyor.

          Üzüm sergisini,özellikle yola yakın olan bağlardan çalıp götürenleri,meyveleri-sebzeleri sahibinden habersiz götürenleri duyuyorduk.

          Şimdilerde sanki her yer dikilmiş de yer kalmamış,sahibinden habersiz üstelikte arsa görülen yeri sürüp,ekim dikim yapılıyor. Dikkat ! Arsa olan yeri,sahibinden habersiz  terla gibi arpa-buğday veya başka bir şeyşer ekiyor! Kendine görev çıkaran insanlar,sahibinden habersiz ekim dikim yapıyor. Mal sahipleri eken diken kişileri arıyor.Ortada yoklar. Bu nasıl bir vatandaşlık anlayışı. Bu nasıl devlet yönetme Kanun,nizam hakimiyeti,mülkiyet hakkı,adalet anlayışı bu nasıl iştir?

          Avanos’ta ikamet ettiğimiz halde arsa durumunda olan,vergisinide arsa üzerinden yatırılan yerleri takipte güçlük çekiliyor! Bir de mal sahiplerinin dışarıda olduğunu düşünün!

          Uyanık geçinen,fütursuz,sorumsuz insanlar,bir başkasına ait olan yeri haberleri olmadan nasıl ekip,dikebiliyor? Bu suç teşkil etmez mi?  İlgili kurumlar bu konuda daha duyarlı,dikkatli olmak durumundadır. Öyle ki; ileride feodalite-derebey anlayışı ile güçlüler güçsüzlerin mallarına koymaya çalışcaktır. Bu durumda mülkiyet hakkı sürekli tehdit altında olacaktır. Tabiri caiz ise; ekim-dikim hırsızlığı ve kul hakkı yeme meşru hale mi gelecektir? Bu ne görgüsüzlük,ahlaksızlık,edepsizliktir. Dinen de yapılan iş haramdır.

          Bu uyanık geçinen sahtekarlar,biz üretime katkıda bulunuyoruz sözü ile kendilerini savunmaya kalkarlar. Bire sahtekar! İzin almak isteyip,ekmek istediğin yerin varisleri var ise,hepsinden izin alıp eksene! Kendine ve çocuklarınada haram lokma yedirme!

          Bu dünyalıklar; uyanık geçinen,haram-helal bilmeyen hırsızlar,sahtekarlardır. Bunlarda tıpkı vücuda zarar veren zararlı mikrop tipleridir.

          Bu sahtekarların etkisiz hale gelmesi için ilgili makamları,göreve davet ediyoruz.

Not; Covid 19 etkisine karşı; temizlik,kişisel mesafe,maske takmaya devam ediyoruz. Önce sağlık.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ