Avanos Kızılırmak Gazetesi Haber Portalı

SAHTE SİYASET…

SAHTE SİYASET…

HÜR DÜŞÜNCE                                                                         ZEKERİYYA İLLEEZ

                                                                  SAHTE SİYASET…

          Siyasetin en çok konuşulup,yaşandığı rejim demokrasidir.

          Siyaset bir şeyin metedolojisini ifade ettiği gibi yönetme sanatı ve becerisi yolu diyebiliriz.

          İnsannda ki var olan akıl ve düşüncesiyle birlikte ; fikirler,kavramlar,muhakeme,mukayese ortaya çıkar.

          İnsanoğlunun yaratılışından beri yönetme ve yönetilme hareketi vardır. İnsan ilişkileri içinde beşeri ve Allah tarafından gönderilen ilahi kurallar,toplumun kurallarını oluşturur. U kuralların yaşanmasıiirade sistematiği içind,yol ve yöntemleri ortaya çıkarmıştır. Toplumlarda var olan kuralların niteliği ve yaşama seviyesi,o toplumların irade durumunuda belirtmiştir. Kişi hükümranlığı,derebeyli-kırallık ve hatta imparartorlukları oluşturmuştur. Monarşik(tek kişi),Oligarşik (Gurup) yapılanmayı oluşturmuştur. Bazı toplumlarda ilahi kurallar,ilahi iradenin insanlara bahşettiği ilahi kaynaklı yönetim şekli olarak görmüştür. .İlahi yapılanma ortaya çıkmıştır.

          Hakimiyetin millette,halkta olduğu demokrasi rejimi vardır.

          Vatan sadece basit bir toprak parçası değildir. Şehit kanlarıyla sulanmış,kültür ve medeniyetiyle sınırları belli olan,namus niteliğinde ki bir toprak parçasıdır. Onun için diyoruz ki,” Ailelerin vatanı evi,milletlerin evi vatanıdır.”

          Aile bir toplumun temelidir. Ailenin yapısı toplumun yapısını ifade eder. Millet; basit,sadece kalabalığı ihtiva eden bir topluluk değildir. Millet; dil,din,ırk,kültür,tarih,ideal birliği olan,en gelişmiş demokratik toplumdur.

          Devlet; sınırları belli olan bir vatan üzerinde,millet niteliğinde ki bir toplumun meydana getirdiği siyasi ve hukuki otoritedir.

          Dünyada bir çok devlette kendine özgü rejim yapılanması vardır. Bu rejim yapılanmaları otokrat veya demokrat niteliktedir. Her ülkenin kendi yapısına göre siyasi yapılanması söz konusudur. Totaliter ejimlerde genelde tek parti ve gurup hakimiyeti söz konsudur. Siyasette söz ve irade kişi ve guruba aittir. Seçimler göstermelik olup; korku,baskı,dehşete dayalı bir psikolojik ortamı vardır. Bunlar diktatoryal  yapılardır. Bunlarda etik siyaset aramak bile beyhudedir.

          Siyasette; doğru-yanlış,güzel-çirkin,iyi-kötü ayrımı yapabilmek ancak ancak çoğulculukla mümkündür. Çoğulculuk ise demokrasilerde vardır.Böylece iktidar vardır ama muhalefette vardır Zatende demokrasiyi demokrasi yapanda muhalefetin varlığıdır.

          Demokrasi sadece çoğunluk değildir. Çoğulculuk bireye seçme ve seçilebilme imkanı tanımaktadır. Tabi birey bunu hür düşünce,hür irade,hür fikir içinde yapabilmelidir.

          Demokratik olgunluğa kavuşmuş toplumlarda etik siyaset geçerlidir. Demokratik olgunluk seviyesine ulaşmış toplumlar; düşünce,fikir ve iradeye önem veren ve saygı duyan toplumlardır.

          Demokratik olgunluğa erişmiş toplumlarda demokrasi nimetleri istismar edilmez,yaşanır.

          Bir ülkede etik siyaset yoksa sebeplerine bakmak gerekir. Hep sonuçlarla uğraşmak insanları oyalar. Siyasette sonuç önemli ancak güzel anlayışta,ahlaki temelde,iyi ve doğruda önemlidir.

          Ülkemizdeki siyaset yapılanmasına baktığımız zaman en az kötü olan rejim demokrasidir. Demokrasilerde yanlışlar,doğrular yaşanır..Sorunlar olur ama çareler tükenmez. Süleyman demirel’in deyimi ile “Meşruiyet içerisinde çareler tükenmez.”

          Demokrasi kültürünü hazmedememiş toplumlar,sürekli sorunlar yaşar. -Bir ülkenin eğitim ve kültür seviyesi çok önemlidir. -Bir ülkenin ekonomik ve refah düzeyi çok önemlidir. -Bir ülkenin hukuki alt yapısı çok önemlidir. -Bir ülkenin sosyo-kültürel yapısı çok önemlidir. –Bir ülkede örf-adetler,görgü,ahlak yapısı,dini inancı,inançlara saygı çok önemlidir. –Bir ülkede beden ve ruh sağlığı çok önemlidir. –Bir ülkede toplum psikolojisi çok önemlidir. –Bir ülkede medeniyeti canavar haline getirmeden kendi insanına ve insanlığa sunması çok önemlidir. –Bir ülkede duygu olgunluğu,dengeli kişiliğe sahip  olma çok önemlidir.

          Bir toplumda mesela; Türk toplumunda başka kültürlere saygı anlayışı vardır. Doğal olarakta kendi kültürüne saygı bekleme hakkı vardır.

          Bir toplumu ayakta tutan kültür temelleri vardır. Bu sevgi pınarıdır. Tıpkı masa ve dört ayağı gibi.Millet,vatan,bayrak,ezan (eğer Müslüman ise) sevgisi. Bunlardan eksiklik olursa,asıl yapıda ve yaşayışta bozukluk olur.

          Bir gelişme ile ilgili sebep-sonuç ilşkisi kurmadan,sadece sonuçlara bakılırsa; kötü,çirkin,yanlış devam eder.

          Yukarıda bahsettiğim çok önemli şeylerle birlikte; dış-iç etkiler ve tepkilerde çok önemlidir.Seni koruyucu savunma kalkanların zayıf ise her an; düşünce,fikir ve iraden tehdit altındadır. Yani “Hür düşünce,hür fikir,hür irade muhakkak olmalıdır. Olmazsa; sonuçta felaket,rezalet,cehalet,esaret hakim olacaktır.

          Herkes siyasetle uğraşabilir. Siyasetçide olabilir. Ancak lider ve devlet  adamı olmak farklıdır.

          Dünya siyasetine,ülke siyasetine baktığımız zaman etik siyaset yok olunca; “Ona yanmış ise bize pişmiş” anlayışı ile benim olsunda helal-haram önemli değil anlayışı sahtekarlığın-imitasyon yaşayışın sebepleridir.

          Kişi ve toplumun özü bozulursa,asıl özelliğide bozulur. Dolayısıyla iyi,güzel,doğru olmayan şeyler çoğalır.

          Toplumlar kendi yapılarına,liyakatına göre yönetilirler. Siyasi dili ve yaşayışındaki ahlaksızlık,o toplumu her ahlaksızlığa ve olumsuzluğa açık hale getirir. Egoizmin getirdiği vurdumduymazlık,her türlü sahtekarlığı sanki meşru kılar. Yani yalanlar doğru,doğrular yalan olarak anlaşılır.Böylece siyaset ve aktörleri kirlenir. Temiz olanlarda etkisiz hale gelir. “Yalan-talan hükümdar olur,Dürüstlük garip kalır.” Zekeriyya İlleez.

           Egoizmin ve kirli siyasetin getirdiği tabloda çarpık bir siyasi tablo olur. Sahtekar-imitasyonlar asılların yerini alır.Sonra içi başka dışı başka nesiller çoğalır. Bunlar tıpkı zararlı mikropların vücutta etkili hale geldiği ve vücudu hastalandırdığı gibi,toplumuda zehirler.

          Kirli siyaset,sahtekarlar sultan olurken; garibanlar,dürüstler ezilir. Adalet kalmaz. Hak yerine güç önemli olur. Sonuçta; haklı haksız demez. BÜYÜK BALIK KÜÇÜK BALIĞI YUTAR. Haram-helal demez.Kısa yoldan,kolaylıkla kazanma benim olsun anlayışıyla öne çıkar. Toplum mankurtlaşır,robotlaşı ve sorgulamayan bir hale gelir. İrade ipotekte,yönetim ve karar başka yerde olur. Aciz yönetim,aciz toplum ortaya çıkar. Yönetim; kötü,çirkin,yanlışları örtbas etmek için baskı ve zulüm uygular. Dehşet ve korku saçar. Muktedirliği için emperyal baronlara kucak açar.

          Bir ülkede sahte siyaset sonucu,siyaset tablosu çarpık olur. Sahte ve sahteyi kullananlar muktedir olur. Asil etkisiz, sahte revaçta olur. Şöyle ki; sahte demokratlar,sahte ülkücüler,sahte dindarlar (Dinci-takiyyeci…),sahte devrimciler,sahte Atatürkseverler, revaçta ve muktedir olur. Asil olanlar etkisiz kalır. Bu durum ise emperyalizmin istediği kıvamda siyasetçi ve toplum olur.

          İşte; şeytanın kuyruğundan tutup Allah diye bağıranlar,Allah’a değil kula kul olanlar,parayı cebine değil kalbine koyanlar çoğalır. Yönetim ve toplum haram saltanatı haline gelir.

          Her karanlığın ardında bir aydınlık vardır. Sonunda da muhakkak ilahi adalet vardır. Dönüş,O’nadır.

          Allah sonumuzu hayırlı etsin.Amin.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ