ANNELER GÜNÜ/Mehmet Ali Talayhan

ANNELER GÜNÜ/Mehmet Ali Talayhan

ANNELER GÜNÜ/Mehmet Ali Talayhan
Ana başa tac imiş
Her derde ilaç imiş
Bir evlat pir olsa da
Anaya muhtaç imiş
İnsan evladı için hayatta Tanrıdan sonra en büyük varlık annedir. Annenin hakkı ödenmez. Nasıl ödensin ki. Bütün bir ömür sırtında taşısan bile hakkı ödenmez. Kimden ne zaman neşet ettiyse etsin hiç şüphesiz sayısı gittikçe artan gün kutlamaları içinde “Anneler Günü” en anlamlı gündür. İnsanın gittikçe yalnızlaştığı bir zaman dilimi içinde “Anneler Günü” nün cemiyet hayatını yeniden canlandırabilecek bir görevi yerine getirebilir.
Anne ile ilgili hatıraların gölgesi altında devam eden ömrümüz duygu yoğunluğunun daha fazla yaşandığı gün “Anneler Günü”dür. Göçen annelerimizi rahmetle anarken onlara gönderdiğimiz fatiha ve duanın da ne kadar az olduğunu biliyoruz. Hayattaki annelerimiz için de ne yapsak azdır. Tüketim çılgınlığı yaşamadan ve yaşatmadan aile olmanın şuuruna vesile olacağına inanarak kutlanması halinde daha anlamlı olacaktır.
Günümüzün şartları anne ve babalarımızla aynı çatı altında yaşayamama zorluğu taşıdığına inananların sayısı hayli fazladır. Karnında sonra da kucağında taşıdığı evlatları annelerini hiçbir yere sığdırmamaya başladılar. Hiçbir canlıda olmayan bir alışkanlık giderek yaygınlaşmaktadır. Yaşlı bakım evlerinin giderek artması “Anneler Günü” kavramını manasız hale getirmektedir. Yapabileceğimiz bir şey var mı? Buna cevap verebilecek kimse var mı? Bu sorulara olumlu cevap verebilmenin mutluluğu bütün dünyaya bedeldir. Herkes annesini düşünecektir. Annesi yanında olanlara ne mutlu tadını çıkarın. Hayatın sayısız ve belirsiz şartları vardır. Nerede ne zaman olacak hiç belli değil. Fedakârlığın sembolü annelerimiz yaşıyorlarsa yanımızdan ayırmayalım. Onları sevmeye doyamayacağınız şekilde seviniz.
Rus devrimini Maksim Gorki “ANA” romanı ile Rus gençlerini oğlu üzerinden tanıyınca kendisini onlarla aynı safta işçi ve köylü sınıfının taraftarı olarak mücadelenin içinde bulur. Hadiseler bu şekilde gelişir. Rus edebiyatının dünya klasiği gelen romanı “ANA” Gorki üzerinden devrimin romantik bir kahramanı olarak anne karakterini bu şekilde simgeleştirmiştir. Bide ise daha çok milletin yegâne koruyucusu olan devleti ana olarak vasıflandıran eserler yazılmıştır. Öyle ya devlet açları doyuran giydiren barklandıran koruyan değil midir? Öyleyse onu ana tasvirinden başka hangi değer yerine getirebilir? Tabi ki devlet ana olacak ki her bir müşkülatı hal etsin. Acaba bunun için meşhur romancımız Kemal Tahir edebiyatımızın klasikleşen romanını “DEVLET ANA” diye isimlendirirken bunu mu düşündü. Romanı çoğumuz okumuşuzdur. Daha başka roman hikâye masal ve hatta mitolojik kahramanların en önemli figürü hep anne olmuştur. Mistik inançlardaki baş kahramanlar da anneler olduğu da açıktır. Toprağa bile ana diyen bir milletin mensubuyuz. Ancak, günümüzde bu değerlere ne kadar ehemmiyet veriyoruz? Herkes kendi payına düşeni alabilir. Anne üzerinden hiçbir tartışmayı dikkate almayan kayıtsız ve şartsız itaat edilen yegâne varlıktır.
Ana üzerinden yazılanların annenin kıymeti ve önemi açıkça ortaya koymuştur. Başımızın tacı, dertlerimizin ilacı her daim muhtacı olduğumuz annelerimizin günü kutlu olsun.12.05.2024 Sancaktepe/İstanbul

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ