Avanos Kızılırmak Gazetesi Haber Portalı Avanos Esnaf Rehberi Avanos Kızılırmak Gazetesi Haber Portalı Avanos Esnaf Rehberi - Ermeni Meselesi 9
Ermeni Meselesi 9 PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 14 Temmuz 2008
ImageERMENİ MESELESİ 1915 “ASILSIZ ERMENİ SOYKIRIM İDDİALARI” (9)
 
                                    TEHCİRİN SOYKIRIM HUKUKU İLE İLİŞKİSİ
 
     Soykırım,9 Aralık 1948 tarihli “ Soykırım suçunun önlenmesine ve cezalandırılmasına ilişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi” tanımlama:
          1-Ulusal,ırksal yada dinsel bir grubun ,toptan veya bir bölümünün yok etme niyetiyle,bir grubun üyelerini öldürmek,
          2-Bir grubun üyelerine bedensel ve ruhsal ağır zarar vermek,
          3-Bir grubun hayatının fiziki çöküşünü sağlayacak ortamı hazırlamak,
          4-Bir grubun çocuk sahibi olmasını engellemek,
          5-Bir grubun çocuklarının zorla bir başka gruba verilmesini sağlamak (3)
     Batılı ülkelerin soykırım iddialarına karşı 27 Mayıs 1915’te talimatnameler “sevk ve iskan “ ve uygulanması en güzel cevaptır.(2)
     Nazi Almanya’sının Yahudileri toplama kampları ve imhası ile Osmanlı devletinin sevk ve iskan talimatnamesi ve uygulanmasını karşılaştırmak isabetli olacaktır.
         1-Osmanlı,Nazi uygulaması aksine,savaşı fırsat bilip isyan eden,destek veren,düşman ülkelerle anlaşan belli bir coğrafyadakiler nakledilmiştir.Osmanlı devletine karşı silahlı eylemde bulunmayan,bütün gruplarla işbirliği yapmayan Katolik,Protestan,yaşlı,kadın ve çocuklarlardan (300-500 bin) yerlerinde bırakılmıştır.
     2-Anadolu’daki bütün Ermeni nüfus hepsi Suriye’ye sevk edilmiş kendi köy ve kasabalara yakın yerlere yerleştirilmiştir.
     3-Nakledilenler Osmanlı coğrafyasında yerleştirilmiştir.Göç hazırlığı için bir hafta ile  15 gün arasında süre verilmiştir.(Naziler evlere baskınlar yapıp,sorgusuz-sualsiz toplama kamplara götürmüşlerdir.)
     4-Göç edenlerin tüm ihtiyaçları “Muhacirin Tahsisatından” karşılanmış gerektiğinde ek ödenek gönderilmiştir.
     5-Sevk sırasında Osmanlı ordusunda bulunan Ermeni askerler,sevk edilmeyerek geri hizmetine alınmıştır.
     6-Nazilerin toplama kamplarının aksine,sevk edilenlere toprak verilmiş,ziraat desteği alet,edevat verilmiş,evler yaptırılmıştır.
     7-Nazi kamplarının aksine,sevk ve iskan yerlerine hastaneler kurulmuş,sağlık hizmetleri gerçekleştirilmiştir.
     8-Kimsesizler ve yetim çocuklar,yetimhane veya zengin ailelerin yanına yerleştirilmişlerdir.
     9-Saldırılara karşı Jandarma görevlendirilmiş,ihmal ve istismar edenler Divan-ı Harbe verilmiş,cezalandırılmıştır.
   10-Zorunlu göçten kurtulmak için Müslümanlığı kabul ettiklerini söyleyenler göç ettirilmiş,çıkarılan bir yasa ile  eski dinlerine dönebilecekleri bildirilmiştir.
   11-Savaş,kuraklık,çekirge istilası gibi sebeplerden tarladaki ürünlerin kaldırılamaması ve salgın hastalıklardan dolayı  çeşitli yardım kuruluşlarının ve devletlerin  yardımları kabul edilmiştir.
   12-Savaşa sona ermesiyle  “Geri dönüş yasasıyla” göçenlerin geriye dönenleri,Ermeni Patrikhanesinin tespitlerine göre(Sevr öncesi) tehcir kapsamı dışında olan  ve geri dönüş yapanların miktarı 644.900 olarak belirtilmiştir.
     Yukarıda belirtildiği gibi hiçbir şekilde soykırım söz konusu değildir.(3)
     Başka bir tutarsızlık Ermeni nüfusu,soykırım iddiası ile öldürüldüğünü belirtilen sayılar arasında ki çelişkidir.Önce 600 bin,daha sonra 800.000 veya 1.5 milyon  diye belirtirken Ermeni Patrikhanesinde diğer ülkelere göçenler hariç,Anadolu’da yaşayan ve dönenler 644.900 olarak verilmektedir.
     İstanbul İngiliz büyükelçiliğinin 1922 itibariyle bütün dünyada ki Osmanlı Ermenilerin sayısını 1.200.000 olarak göstermekte,bu durumda 1.5 milyon Ermeni’nin öldürüldüğünü iddia edenlere şu soru  sorulabilir.Katledildiği iddia edilen Ermeni sayısı 1.5 milyon olupta 1.200.000 Ermeni nasıl hayatta kalmıştır? Keza hastalığa bağlı olmaksızın bu kadar çok Ermeni öldürülmüşse bu Ermenilere ait toplu mezarların olması gerekmez mi?Bu durumda en az 3000 ile 5000 arasında toplu mezarlar  olurdu ki Anadolu’nun her tarafında toplu mezarların çıkması gerekirdi. (3)
     Mesela,Nazi Almanya’sında katledilen Yahudiler gizlenebilmiş midir?Varsayalım Anadolu’dakiler gizleniyor.Bu durumda Suriye’de kamplarda öldürüldüğü iddia edilen Ermenilerin toplu mezarları neden tespit edilmiyor ve niçin dünya kamuoyuna sunulmuyor.? Aslında bu soruların cevabı,soykırım olmadığı,ancak 1915 olaylarının Ermeni Diasporası tarafından siyasi nitelikte çarpıtılıp,abartılı,uydurma propaganda malzemesi yapmasını apaçık gösteriyor. (3)
     Osmanlı devleti tarafından hiçbir şekilde,sistemli,organize katletmenin olmadığını,buna karşın göçün meşakkatinden ve hastalıklardan bir çok Ermeni’nin hayatını kaybettiği sonucu ortaya çıkıyor. (3)
     İşte Ermeniler tarafından ortaya atılan soykırım iddialarına karşılık tarihi belgeler ışığında konunun tartışılması teklifleri,sürekli reddediliyor ve bilimsel çalışmalara yaparak çözüm yolları aranması yerine,ayrı fikri savunanların kendi aralarında yaptıkları toplantılarla,konu daha da kemikleşiyor,doğma haline getiriliyor.Dolayısıyla propaganda çarkı acımasızca dönmeye devam ediyor,bilim ve gerçekler,siyasi tercihe kurban ediliyor.(2)
     Şayet tarihte ki her toplu ölüm olaylarını” soykırım “ olarak nitelendirirsek,hiçbir devletin toplumunun böyle bir vebalin altından kalkması mümkün değildir.Mesela 1914-1915’te başta Erivan olmak üzere Kafkaslardan sürgün edilen Türk ve Müslüman muhacirler yine 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı,1912 Balkan savaşı 5.5 milyon  insanın Balkanlardan Anadolu’ya sürgünü ile hastalıklar,ölüm vs. “soykırım” kabul edilmesi gerekir.1992’de Azerbaycan ile Ermenistan arasında ki savaş sırasında Hocalıda ki meydana gelen olaylar,yani Ermeni güçlerince kadın,yaşlı ve çocuk ayırt etmeksizin 613 kişinin katledilmesi ve bu savaş sırasında bölgede yaşayanların sürgün edilmesi,halen 1 milyon Azeri Türklerinin zor şarlar altında yaşaması 1948 BM(Birleşmiş Milletler) ler soykırım tanımına uyar.
     Buna benzer olmak üzere 1960-1963 ve 1974 ‘ te Kıbrıs Türklerine yapılan Rum katliamlarını da aynı kategoride değerlendirilmelidir.Keza Fransa’nın önce Cezayir’de 1.5 milyon Cezayirliyi,1994 yılında ise800.000 Ruandalı’nın katledilmesini,İngiltere’nin 1788-1938 yılları arasında Avustralya’daki yerli halk Aborjinlerin sistematik bir şekilde yok edişini,Norveç’in 1920-1930 yılları arası etnik gurup Tater kızlarının kısırlaştırılmasını,İsviçre hükümetinin 1926-1973 yılları arasında Çingene çocuklarını ailelerinden zorla alınıp asimile etmesini soykırım olarak nitelendirmek kaçınılmazdır. Örnekleri çoğaltmak mümkündür. (3)
     Bosna’da ve Hocali’de olduğu gibi herkesin göz önünde meydana gelen olaylar dışında, tarihe mal olmuş olayların,tarih metodolojisi  kuralları  içinde araştırılmalı ve bu araştırmalar ışığında bir sonuç ortaya konulmalıdır. (2)
(2)Uz.Sosyal Bil.(Tarih)Öğretmeni Zekeriyya İlleez
(3)Prof.Dr.Yusuf Halaçoğlu
Hit: 78
feed0 Yorumlar

Yorum Yaz
 
 
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
Küçült | Büyüt
 

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Günün Sözü

günün sözü-ekolay.net