Avanos Kızılırmak Gazetesi Haber Portalı Avanos Kızılırmak Gazetesi Haber Portalı - Ermeni Meselesi 10 (Sonuç)
Ermeni Meselesi 10 (Sonuç) PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 14 Temmuz 2008
ERMENİ MESELESİ 1915 “ASILSIZ ERMENİ SOYKIRIM İDDİALARI” (10)
 
 Image
                                                                   SONUÇ
 
     Uzun yıllar  Ermeni Diasporasının yürüttüğü etkili bir propaganda ile  bugün dünyada geniş bir kitle Ermeni Soykırım iddialarını benimsemektedir.Ülkemizde gerek aydın kesim,gerekse kamuoyunda gerekli çalışma ve bilgilendirme gereken düzeyde değildir.Avrupa Birliğinin Türkiye’ye tarih vermesiyle başlayan baskılar Türk Tarih Kurumunun gerçekleştirdiği yabancı arşiv araştırma sonuçları belli bir ölçüde,iddiaların geçersizliği konusunda,somut delilleri kamuoyuna sunmayı sağlamıştır.Buna karşın dünya ülkeleri Ermeni Diasporasının siyasi propaganda etkisinde  kalan ülkeler hem parlamentolarında asılsız soykırım iddialarını kabul etmeleri,aynı zamanda bu asılsız soykırım iddialarının ders kitaplarına girmesine sebep olmuştur.
İddia Tarih metodolojisi içinde ispat edilmelidir.Bu konuda 2004 yılında merkezi Viyana’da bulunan Viyana Ermeni – Türk  Platformu’nun her iki ülke bilim adamlarının bir araya getirme teşebbüsü,Temmuz 2004’te 100’er belge değişimi gerçekleştirilmiş olmasına rağmen,Ermeni tarafının muhtemelen Türk tarafına verilen dosyanın Ermeni iddialarının çürütecek nitelikte olması dolayısıyla,toplantıdan son anda vazgeçmesi  üzerine başarısızlıkla neticelenmiştir.(3) Türk devlet adamlarının her iki ülke tarihçilerinin araştırma yapma teklifleri de Ermeniler tarafından reddedilmiştir.Çünkü,önceden bahsettiğimiz gibi soykırım olmamıştır.Ermenilerin elinde somut ve doğru belgelerle ispat imkanları olmadığı için Tarih Metodolojisi içinde değerlendirmeden kaçıp siyasi propaganda yapmaktadırlar.(2)
     Türk-Ermeni ihtilafında ki tarihi gerçek en yakın şekilde M.Sachar,1969 yılında yayınladığı Orta Doğunun Doğuşu adlı kitabında ki şu cümle önemlidir.”Bütün o savaş yıllarında hiç kimsenin,Ermenilerin bile Türkler kadar kanı akmamıştır.Artık savaş yılları sona ermiştir. (3)
     Ama psikolojik savaş devam etmektedir.2.Dünya savaşından sonra Ermeniler dünyada dağılmış,kaybolma durumuna gelmiş olan Ermeniler kendi kimliklerini etkin bir şekilde ortaya çıkarmak için çok etkili olan,kendilerinin varlığını bütün dünyaya duyurarak bir strateji geliştirmek istediler.Stratejilerini Türkiye,Türkler ve Osmanlı üzerine asılsız soykırım iddialarını öne sürerek dünya kamuoyunun dikkatini çekmektir.Tabiî bu strateji,önceden de kullandıkları bu topluluğun emperyalist devletler üzerinde etkili olmalarını sağlayacak ve böylece,dağınık bulunan Ermeni toplulukları sahip oldukları kapital ve siyasi güçlerini birleştirmeye muvaffak olacaklardı.(2)
     Türk Milleti,bugün dünyada sözü edilen her alanda Türkiye’nin karşısına çıkan Rum,Ermeni,Yahudilere  tarih boyunca hep iyilik yapmış, “Mora’da Bizans Despotlarının elinden Rum halkını kurtarmış,Avrupa’da 1482’de ve 2. Dünya savaşında Yahudiler katledilirken ,Müslüman Türkler kucağını açmış,11.yüzyılda  Müslüman Türkler karşısında gören dağınık bir şekilde olan Ermeni gurupları bizi Bizans’ın zulmünden kurtarın diye yalvarmışlar,Müslüman Türklerin Anadolu’ya gelişini bayram sevinci ile karşılamışlardır.Ermeni Tarihçisi Urfalı Matieus,Müslüman Türkler daima kendi dışında ki  inanca sahip olanlara hep hoşgörülü,iyi davranmışlardır,demiştir.(2)Osmanlıda en sadık gurup olarak görülen Ermeniler, “Anadolu’da Bizans zulmünden yok olma durumuna  gelmişken “ askere giden Müslüman Türk’ün ailesini emanet ettiği,birlikte aynı bardaktan su içtiği,aynı tastan çorba içtiği,birlikte ağlayıp,güldüğü bir zamanda,emperyalist devletlerin kışkırtmaları ile de “Besle kargayı,oysun gözünü misali”  800-850 yıl birlikte yaşadıkları topraklarda ihanet edip,düşmanla birlikte olup,arkadan hançerlemişler birçok Müslüman Türk’ü öldürmüşlerdir.Ardından da asılsız soykırım iddiaları ile emperyalist devletlerin işine geldiği şekilde  Türkiye’yi hedef almışlardır.Ermenilerin esas amacı, tarih biliminden kaçarak,kapital ve siyasi gücünü kullanarak,çeşitli saptırmalarla,psikoloji savaşı ve baskı ile üç (T) yi kabul ettirmektir.
     Birinci T.Olmayan soykırımı kabul et,TANI
     İkinci T. TAZMİNAT ÖDE
     Üçüncü T. Kendilerinin olduğunu iddia ettikleri yerleri,  TERKET  (2)
     Doğu Anadolu’da isyanla olurken,Kayseri de Ermeniler toplanır,gerçekte devlet kurabilme şansı var mıdır?Büyük devletlerle işbirliği ne sonuç getirecektir?Tartışırlar.Şu karara varırlar.Doğu Anadolu ya bir kişiyi (Ermeni’yi) görevlendirip,araştırma,inceleme yapmasını,Ermeni devleti kurma şansı varsa ayakta fotoğraf çekinmesini,yoksa;oturmuş şekilde  fotoğraf çekinip göndermesini isterler.Bir müddet sonra fotoğraf gelir.Ancak fotoğrafta ki kişi,ne ayaktadır,ne de oturmuştur.Yatmış bir vaziyettedir.Gönderen kişi fotoğrafın arkasına not düşer.Devlet kurma gibi bir şey yok,büyük devletler kendi amaçları doğrultusunda bizi kullanıyorlar.(2)
     Daha sonra Amerika’dan bir mektup gelir.Mektup Osmanlı istihbaratının eline geçer.Kayseri’de araştırma yapan yetkililer mektubu çözer.Mektupta senet,para,kişilerden bahsedilirken “Senetler, para,kişiler,yerler” şifreli bir şekilde isyanı ifade eder.Kayseri deki güvenlik güçleri isyan olsa da aldıkları yerinde tedbirlerle önler. (2)
     11.yüzyıldan itibaren Anadolu ya giren Müslüman Türkler,Bizanslılarla yapılan bir savaşta 
Bizans komutanı esir düşer.Ermeni din adamı (Papaz) savaşı siz kazansaydınız nasıl davranacaktınız?der.Bizans komutanı yine aynı şekilde diye cevap verir.”O zaman ,Ermeniler Hıristiyan olmalarına rağmen ,dini inanç ve diğer konularda Bizans yöneticileri halka baskı ve zulüm yaparak hakimiyetlerini devam ettirmekteydiler.”Ermeni din adamı(Papaz),Türk komutana döner,zafer sizin,siz nasıl davranacaksınız ?der.Komutan.;Müslümanlar nasıl yaşıyorsa aynı şekilde,Hıristiyan topluluklarda hoşgörü içersinde ibadetlerini serbestçe yerine getirip,diğer haklarını da serbestçe yaşayacaktır.,der.Bunun üzerine  işte Müslüman Türklerin farkı,Bizans’a, göre adaletli,hoşgörülü bir davranış…….(2)
     Bizler Osman Gazinin oğlu Orhan Gaziye;Oğlum halkını hoşnut tut,adaletli davran öğüdünü bilen,Bizans’ı fetheden Fatih’in hepiniz korumam altındasınız,Müslümanlar nasıl yaşıyorsa sizlerde öyle yaşayacaksınız fermanını yayınlayan,Türk atalarının çocuklarıyız.Tarihimizi bilmeliyiz.Tarihimize saygı duymalıyız.Tarihte hiçbir başka millete nasip olmamış şekilde en az 57 devlet kurmuş ahfadın çocuklarıyız.(2)
     Büyük Atatürk’ün “Tarihi yazanlar yapanlara sadık kalmazsa,saygı duymazsa tarih tahrif(Bozulur) olur.” Sözü gerçekten tarih bilimi açısından önemlidir.Çünkü tarih bilimi diğer bilimlerin anasıdır..(2)
     Tarihi tarihçiler,tarih metodolojisi içinde değerlendirmez veya siyasiler karar verirse,tarihi yapanlara saygı duyulmaz.İşte Ermenilerin istediği şekilde tarih tahrifle şekillenir.Her şeye rağmen sabırla,kararlılıkla tarihimizin aydınlığını Müslüman Türk olmanın gurur ve şuuru ile bütün dünyaya sunacağız.Orta çağ kafasında olan karanlık,emperyalist kafaları dün olduğu gibi bu günde aydınlatacağız.(2)
     2.Dünya savaşında ve sonrası (Stalin dönemi)Türkleri Sibirya’ya süren Rusya,Keşifler sonrasında Amerika’ya yerleşen Avrupa orijinli (İng,Fr.İtal.İsp.Port.Holl….gibi) devletler ve milletleri,İnka,Aztek(Maya) Medeniyetini yok etmişler,büyük bir etnik kıyımla ABD’yi ortaya çıkarmışlardır.Sırpların Müslüman Boşnakları öldürmeleri,Rusların,Çeçenleri yok etme politikaları, İsrail’in bölgede ki Filistinli çocukları öldürmeleri gibi olaylar,Batının,kendisini insan hakları şampiyonu gösterenlerin gerçek yüzünü,karanlık ortaçağ kafasını göstermektedir.
     Bizler madde ile güçlü,mana ile güçlü olarak,mazlum milletlere de örnek olacak şekilde o karanlık kafaları aydınlatacağız.Emperyalizmin dünya hakimiyetini yok edip,gerçek barışı,gerçek sevgi,gerçek dostluğu muhakkak gerçekleştireceğiz.Müslüman Türk’e bu yakışır.Atatürk’ün deyimi ile “Ne mutlu Türk’üm diyene.” (2)
(2)Uz.Sosyal Bil.(Tarih)Öğretmeni Zekeriyya İlleez
(3)Prof.Dr.Ysusf Halaçoğlu
Hit: 71
feed2 Yorumlar
Mustafa Tokdede
Temmuz 15, 2008
85.0.93.109

(devamı) Gel gelelim bu kitap dağ fare doğurdu hesabı akademik dürüstlük ile bağdaşması çok zor olan başka kasıtlı bilgi çarpıtmaları da yapılmıştır. Sadece bir örnek vermek gerekirse, Rus ordusunda savaşan 250.000 civarında Ermeninin olduğu bilgisi sürekli tekrar edilmiştir, (Kitap, s. 58-59, 66). Fakat bu sayının 200 bininin Rus vatandaşı olduğu özellikle belirtilmemiş. Bir belgenin, savunulan fikre uymuyor diye tahrif edilmesi bilimsel arenada cinayet olarak değerlendirilir. Halaçoğlu ve yalan ortakları;

ERZURUM KONSOLOSU SCHEUBNER RICHTER’İN 5.8.1915 RAPORUNU
HALEP KONSOLOSURÖSSLER’İN 20.12.1915 RAPORUNU
ŞAM ABD KONSOLOSLUK GÖREVLİSİ GREG YOUNG 20.9.1915 RAPORUNU
AMERİKAN KONSOLOS HEIZER’IN 28.7.1915 TARİHLİ RAPORUNU ve yazmakla bitmeyen belge ve görüşleri çarpıtmışlar, sayısız yalan ve çeviri hatası yapmışlardır.
Netice de çok ciddi eleştiri alan bu tüccar organizasyonun kitapları toplatılması istenmiş ve utandıkları için gurup adına Kemal Çiçek bir açıklama yapmak zorunda kalmış. Açıklamanın aslıdır sanırım Zekeriya’nın kulağı bu açıklamalara da sağır kalmıştır.
(“Eserin çok yazarlı olması ve üslûp birliğinin yeterince sağlanamaması yüzünden, bazı teknik ve maddi hatalar yapılmış olması doğaldır. Ancak şu hususun altı çizilmelidir ki, yazarların belge tahrifatı yapma veya gerçekleri değiştirme gibi bir art niyetlerinin olması düşünülemez.” ) Dürüst ve açık özeleştiri nasıl olur? “Kusura bakmayın, teknik hata var”, denerek işin içinden sıyrılmak mümkün müdür? Cevap verilmesi gereken soru basittir: bu kadar fazla “teknik hata” ile dolu bir kitabı piyasada tutmak doğru mudur? Kitap herhalde binlerce belki onbinlerce adet basılmış ve okunmuştur ve hâlâ da okunmaktadır. TTK, konu hakkında bilgisi sınırlı insanların beyinlerini, tahrif edilmiş belgelerle yıkama hakkına sahip değildir. Kitap derhal piyasadan toplatılmalıdır. Ama nafile orası Türkiye. Bilmem anlatabidim mi? Dostlukla kalın

Mustafa Tokdede
Temmuz 15, 2008
85.0.93.109

Öncelikle Editörümüze teşekkür ediyorum bir önceki yorumumu yayınladığı için. Ben konu üzerine bir yorum daha yazma gereksinimi duydum. Çünkü Avanos’u ve yetişen Avanos gençliğini önemsiyorum. Mutlaka Zekeriya İllezi okusunlar ama bir tarafı okurken diğer tarafa sağır kalmasınlar. Bilim, doğa toplum ve düşünceyle ilgili daha ileri bilgi edinmeye yönelik araştırma alanıdır. Bilim tapınak alanı değildir, bilim papağanlık da değildir. Bilim kuşku duyma sorgulama, mukayese isbat alanıdır. Benim bir sitede veya gazetede yazı ve yorum yazmaktan anladığım, herhangi bir yazarın kitabını oraya aktarmak değildir. O zaman kitabın ismini verirsiniz okuyucu alır ve okur. Elbette alıntı yapacaksınız ama kendi düşünce ve yorumlarınızı ortaya koyacaksınız. Ben bu yazıda Zekeriya İllez’e ait bir şey görmediğimden TTK kurumu başkanı Yusuf Halaçoğlu’nu muhatap alacağım. En üzüldüğüm konu da sevgili Zekeriya’nın alıntıları aktarırken doğru dürüst Halaçoğlunu’da okumadığı ortaya çıkıyor. Aslında Halaçoğlu ve yazdıkları kitaba Türkiye ve Almanya’dan çok ciddi eleştiriler geldi bu internet sayfalarında, gazetelerde yayınlandı onlardan da habersiz olduğu ortaya çıkıyor. Zekeriya yazısında o kadar hata ve çelişkilere düşmüş ki tek tek bunlara yanıt yazmak bir destanı gerektirir. Onun için genel yanıtlayacağım. En basit örnek (
Osmanlı arşiv kayıtlarında Ermenilerin sayısı 450.000 civarında verilmektedir) diyor. Halaçoğlunun kitabında aynen cümle (1.500.000’den az olmadığını tahmin etmekteyiz. Malesef bu verdiğimiz rakam da kesin ve net rakamlar değildir,” (Kitap, s. 52)
Mesele bu da değil, biz bugüne kadar Türkiye’de Ermeni meselesini konuşturmuyorduk. Konuşana hain diyoruz. İnsanlardan bilmedikleri bir şeyi kabul etmelerini istemek biraz tuhaf olur. Ayrıca, sorun “Soykırım'ın tanınması” meselesi değildir, bundan çok daha önce, soykırım konusunun Türkiye toplumunda açık bir tartışma konusu haline getirilmesi gerekmektedir. Demokrasi istiyorsanız geçmişinizle yüzleşmelisiniz Ermeni Soykırımı üzerine konuşmak, demokratik bir ulusal kimlik için kaçınılmazdır.

Neyse konunun özüne gelelim. Bildiğiniz gibi Türk Tarih Kurumu tarafından, 5 ortak yazarlı (Hikmet Özdemir, Kemal Çiçek, Ömer Turan, Ramazan Çalık ve Yusuf Halaçoğlu) bir kitap yayımlandı: Ermeniler: Sürgün ve Göç, (Ankara 2004) [Bundan sonra Kitap]. Kitabın sunuş yazısı, TTK başkanı ve kitabın yazarlarından Yusuf Halaçoğlu tarafından kaleme alınmış. Resmi Türk Tezi” olarak adlandıracağım tez savunucuları, bugüne kadar yabancı arşiv belgelerine karşı son derece eleştirel (soğuk) bir tutum takınıyorlardı. Tabiri caiz ise hainler olayı saptırıyor yalan söylüyor diyorlardı. Bu sefer ne hikmetse hainlerin arşivlerine başvurdular, oradan çeviriler yaptılar. Halaçoğlu, oldukça kuvvetli bir iddiada bulunuyor: “Kitapta sunduğumuz çeşitli ülkelere ait belgeler, bugüne kadar Ermenilerle ilgili ileri sürülen iddiaları tamamen ortadan kaldıracak niteliktedir Türk Tarih Kurumu “Ermeni tezlerini çürüttü” biçiminde lanse edildi. Kitab’ın, “yıllarca süren” ve “yabancı arşiv belgelerine dayanarak yapılmış bir çalışma” olduğu önemle belirtildi; “İngiliz, Amerikan, İtalyan, Fransız, Alman, Avusturya ve Rus arşivlerinden toplanan belgelerle” Ermeni tezlerinin geçersizliğinin kanıtlandığı iddia edildi. Devam edecek


Yorum Yaz
 
 
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
Küçült | Büyüt
 

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Günün Sözü

günün sözü-ekolay.net