|
Doğu ve Güneydoğu Anadoluda Eğitim |
|
|
|
|
Pazartesi, 14 Temmuz 2008 |
DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU DA EĞİTİM İnsanlar doğduğundan itibaren,eğitim,öğretim,öğrenim görmektedir.Belirli yaşa gelince de örgün eğitim görmektedirler. Gerçektende toplumların,milletlerin gelişmişliği eğitim seviyesi ile ölçülür.Eğitim ve öğretim bakımından gelişmiş toplumlar,medeniyet yarışına katılabilen veya katılmaya cesaret edebilen toplumlardır.Statükocu toplumlar,beyin,zihin ve düşünce bakımından gelişmemiş toplumlardır.Bir takım güçler,zaten de pek gelişmesini istemezler.Çünkü;kendi hegemonyalarını kaybetmek istemezler.Bunun için iki yüzlü davranışları sergilerler. Şuurlu,bilinçli,sorumlu,bilgili,iyiyi kötüyü bilen,doğruyu yanlışı ayırt eden,güzel ile çirkin arasında tercih yapabilen olgun insanlar her zaman aydınlık yarınların sönmeyen ışıkları ve güneşidir.Cehaletin karanlığını yırtan,aydınlıkta mutluluğu yakalayan insanlar bu insanlardır.Tabii ki toplumda bu insanların sayısı çoğaldıkça emperyalist ülkelere uşaklık yapma imkanı kalmayacaktır. Ülkemizde,Anayasamızın 42.maddesinde “Herkes eğitim ve öğretim hakkına sahiptir.”der.1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda belirtilen esas ve amaçlar doğrultusunda eğitim ve öğretim gerçekleştirilmektedir. Ülkemizin her karış toprağı,her çakıl taşı,her köşesi bizim için cennet mekan değerinde kutsaldır.Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içinde yaşayan herkes,bizim kardeşimizdir.Eğitim ve öğretim faaliyetleri,ülkemizin her yerinde yapılmakta,uygulamada da her yerde eksiklik bulunmaktadır. Eğitim ve öğretim faaliyetlerini,etkinliğini bir takım güçler engellemeye çalışıyorsa,bunda muhakkak ihanet kokusu vardır.Çünkü bu güçler,aydınlanmış zihinleri etki altına alıp,yönlendirip,kullanamayacakları için,eğitim kurumları ve öğretmenleri istemezler. 1979-1980’li yıllarda,sınıf öğretmeni bir arkadaşım,Siirt’in Kurtalan ilçesinin bir köyünde görev yapmaktadır.Kayseri-İncesu’dan olan Dursun Sarı adında ki arkadaşım,köyde rahat olmadığını,ve sürekli rahatsız edildiğini ifade ederek,birlikte gidip eşyaları alıp getirmemizi istedi. Bir taksi tuttuk,birlikte gittik.Köyün,yolu asfalt,yolun hemen kenarın da devlet tarafından bir okul yaptırılmıştır.Devlet okulun yanına bir evli ve bir de bekarlar için lojman yaptırmıştır.Ancak burada sorun, eğitim ve öğretim yapılması konusunda öncelikle GÜVENLİK sorunudur.. Okulun sınıflarını arkadaşım,Türk Bayrağı,Atatürk resimleri ile süslemiş,heyecanlı bir şekilde eğitim ve öğretim peşinde,ancak; başta köy muhtarı olmak üzere tehdit edilmektedir.Muhtarda kendisinin tehdit edildiğini ifade ederken, gerekçe; “Türk Bayrağı,Atatürk ve Türk dilinin öğretilmesi” devlet ve millet bütünlüğüne karşı tavırdır. Diğer taraftan,bir düdük sesi gelir.Baktım ki daha ileri bir köyden bir taksi ve içerisinde üç erkek bir bayan olmak üzere bir grup,Diyarbakır’a eğlenmeye gittiklerini ifade ederler.Arkadaşım hayıflanır.Gördüğüm manzarada,arkadaşım fikir ve düşünce bakımından bizimle aynı olmadıklarını ifade eder.Ben de şunu söyledim.Şimdi bunlar batı’ya gittiklerinde,doğu şöyle geri,böyle geri diyerek,kendilerini de kahraman havasına sokarlar.Oysa arkadaşım,Türkçeyi öğretme,Türk dili ile ilim ve irfan öğretme peşinde…Diğerleri alem ve keyif peşinde…! Buralarda bir çok,eğitimci,öğretmen arkadaşlarımız,zihinleri aydınlatma,ilim ve irfan öğretmek için mücadele etmişlerdir.Bir çok kardeşimiz,şehit olmuştur.Amaçları nedir?İnsana hizmet,insanı yüceltmek,insanı mutlu etmek çabası….karşılığı kalleşçe,kurşunlarla şehit edilmesi..İman ve itikadı olanlar için şehitlik önemli bir mertebedir. Terör,arkasında ki ağa babaları,emperyalist ülkeler ve onun uşaklığını yapan kimi siyasi uzantılar,şehitlik mertebesini başkalarına yakıştırırken,acaba Türk öğretmeni insan değil mi…Onlar için insan hakları yok mu? Eğitim sorununu çözmek için,bütün olumsuz tepkilere rağmen, planlı ve düzenli yatırımlara devam edilmektedir.Esas olanda zaten zihinlerin gelişmesi,Türkiye Cumhuriyeti Devletinin maddi ve manevi değerlerine sahip çıkarak,yükselmesi için çalışmaktır. Ülkemizi bölmek ve parçalamak isteyenler hem buralara yatırım olmuyor diye,kasıtlı propagandalar yapmışlar,hatta bu zararlı mikroplar,devletin siyasi partilerine sızarak,doğunun makus talihi adı ile,Avrupa’ya sürekli şikayette bulunmuşlardır.Emperyalist olan Avrupa ülkeleri,bunu fırsat bularak amaçlarına uygun politikalarını uygulamışlardır.Uygulamaya da devam etmektedirler. Bunlar şikayet ederler,amaç; kendilerine yakın,devlete karşı tepkili taban oluşturmaktır.Hem de yapılan okullar ve diğer eğitim kurumlarında,eğitim ve öğretim faaliyetlerini istemezler! Çünkü;;Zihinleri aydınlanmış nesilleri kandıramazlar,kullanamazlar.İşte burada devlet halkın eğitim ve öğretim hakkının da gerçekleşmesi için otoritesini kurmalıdır.Eğitim ve öğretimim gerçekleşmesi için,eğitim kurumları ile birlikte,eğitim ve öğretim mensupları ve halkın GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASI çok önemlidir. İç, dış hain güçler,eğitim ve öğretim istemezler..Çünkü;eğitim her problemin çözümünde temel panzehirdir…
|
|