DOĞU VE GÜNEYDOĞU DA Hücreler dokuları,dokular organları,organlar sistemleri,sistemlerde vücudu oluşturur.Tarih süreci içinde,insan toplumu oluşturmuş,toplumlarda organize olmuş devletlerini oluşturmuştur.Hücrelerin ve dokuların sağlamlığı,vücudun sağlamlığını ve güzelliğini oluşturur.İnsanların madde ve mana özelliği de toplumların özelliğini ve güzelliğini belirtir. Dünyada en gelişmiş toplumlar millet niteliğini kazanmış demokratik toplumlardır.Bu tür toplumlar sorunlarını daha kolay çözer.Yeter ki;o şuur ve bilinci kazansın ve yaşasın. Geri kalan toplumların en önemli sebep ve kaynaklarından biride o dönemde ki medeniyet gelişimlerini takip edememesi ve örnek alamamasıdır.Sosyolojik olarak klan toplumdan,derebey (feodalite) özelliğinde kalmış toplumlar,kendi içinde otokratik yapısı ile bir disiplin vardır.Dikdatör bir yapılanmada,dehşet,korku,cezalandırma ve endişeye dayalı itaat vardır.Ancak,hür düşünme,düşündüğünü ifade etme,cesaretli olma,birey olarak temel hak ve özgürlükleri tanıma ve yaşama hakkı yoktur.Niçin? Çünkü;kendini aşamamış,devlete değil,ağaya ve aşiret kuralları (töre) na bağlılık vardır.Bu yapılanmada devletten önce feodalitenin güçlü olması önemlidir.! Kendini aşmış toplumlar,feodalitenin dar kalıplarından kurtulan,aydınlığa ulaşan toplumlar,tabii ki;üretken,çalışkan,güçlenen,gelişen ve gelişerek değişen toplumlardır.Çünkü;böyle toplumlar hazırcı değil,mücadeleci toplumlardır. Feodalite yapılanmadan kurtulup,birey olarak kendi iradenizle karar veren bir yapıya ulaşabilirse,onurlu bir birey olarak yaşar.O’nun adına ağa ve o’nun çevresi karar verip,akıl ve düşünce ipotek altına alınırsa,o toplumda çabuk bir etkileşim süreci başlar. Emperyalist ülkeler,bu yapılanma içerisindeki toplumların gelişmesini istemezler.Çünkü,böyle toplumları ele geçirme ve maşa gibi kullanmanın kısa yolu,feodalite erkleri (Ağalar..) etkileme,yönlendirme,devlete karşı gelmesini sağlamadır.Ağanın demokratik anlayıştan uzak bu durumu,totaliter bir anlayışla,kendine bağlı toplulukları kolayca denetimine alır.Bunlar önce kendi etkinliklerinin devamını arzular.Biraz daha güçlenince,kendini dev aynasında görmeye başlar.Bunu fark eden emperyalist devletler,uzak-yakın tehdit unsurları hemen bir sebeple iletişime girer.Bundan sonra her türlü gayri meşru “yasa dışı” yollar devreye girmeye başlar. İşte;ülkenin şartlarında,kendi amaçları doğrultusunda,psikolojik savaşı başlar.Bunlar “Teorisyenler-propagandaistler” ikna yolu ile taban oluştururlar.Zaten de ilk olarak ağalar bu işte kullanılır.Bir müddet sonra ağalarda tehdit alanının bir piyonu durumuna düşer.Ayrıca silahlı organizasyonları çeşitli şekillerde gösterilerini yaparlar. Çünkü;vücut sağlam olmazsa zararlı mikroplar kolayca yerleşir.Feodalite yapılanması içindeki toplumlar sağlıklı toplumlar değildir.Zararlı her türlü hareketler,siyasi alanda her yere yerleşir.Bunun panzehiri genel ifade ile toplumun gelişmiş,demokratik yapıya kendi içinde ulaşması gerekir.Bu yapılaşma ne ağanın işine gelir,ne terör odaklarının işine,nede bunları kullanan emperyalist ülkelerin işine gelir.Öyle ki;kendi için demokratik olgunluğa sahip olma amacı yerine!terör örgütleri,emperyalist ülkelerin yönlendirmeleri ile demokratik haklardan bahsederler! Oysa,çare ağanın korkusundan,terör örgütlerinin baskısından,emperyalist ülkelerin yalancı vaatlerine kanmamak ve kurtulmaktır.Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı,onurlu,üretken bir birey olarak demokratik olgunluğa kavuşmaktır.Çözüm,kendi içinde gereğini yapmaktır. Devlet,vatandaşın temel hak ve özgürlüklerine,demokratik haklarına engel olan terör ve diğer unsurlara karşı otoritesini tesis etmelidir.Bunun da en önemlisi vatandaşın yaşama hakkını korumasıdır.Gerekirse bu olumsuz faaliyetleri önlemek,vatandaşın yaşama hakkını gerçekleştirmesi için emniyet ve askeri tedbirlerle güven ortamı oluşturulmalıdır.Devletin bu tedbirleri,ağaların,terör örgütlerinin,bunları kullanan emperyalist ülkelerin işine gelmez. Tek bayrak,tek vatan,tek millet,tek devlet sahiplik şuuru içerisinde vatandaşlık görevini yerine getirmeliyiz. Anayasamızın hem temeli ve tavanını teşkil eden değiştirilemeyecek ve değiştirilmesi teklif edilemeyen hükümlerini,kabul edip içimize sindirmeliyiz.Anayasamızın 1. maddesinde belirtilen,Türkiye Devletinin şekli Cumhuriyettir.2.maddesi;Toplumun huzuru,milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı,başlangıçtaki temel esaslara dayanan,Atatürk Milliyeçiliğine bağlı,demokratik,laik,sosyal bir hukuk devletidir. 3. maddesinde:Türkiye Cumhuriyeti Devleti,ülkesiyle milletiyle bölünmez bir bütündür.Dili Türkçe’dir.Bayrağı kanunda belirtilen,beyaz,ay yıldızlı al bayraktır.Başkenti Ankara,Milli Marşı İstiklâl Marşıdır.Bu hükümleri,Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma gurur ve şuuru ile yaşamalıyız.Çünkü,bu hükümler bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları içindir.
|