|
Çarşamba, 06 Şubat 2008 |
|
Eleştiri,bir konunun olumlu ve olumsuz yönlerini,karşılaştırma ve yorum yaparak,sorgulama işidir.Ancak,sohbetlerde,gazete sütunlarında,haber kanallarında ve diğer yerlerde tenkit veya eleştiri;kötüleme,aşağılama,kıskanma duygusuyla kabullenmeme,saygı duymama şekline dönüşebiliyor. Eleştiri toplumda miskinliği,durağanlığı ortadan kaldıran,toplumu harekete geçiren önemli bir araçtır.Eleştirilmeyen bir şeyin olumlu-olumsuzu,doğru-yanlışları ayırmak mümkün değildir.Aslında eleştirici toplumlar,dinamik toplumlardır.Sorgulamayı,düşünmeyi,hayal etmeyi,tasarlamayı ve projeyi ortaya çıkarır.Tabii eleştirici yapıcı halde gerçekleştirilirse…. Eleştiri,yapıcı olmazsa ne olur? Bu soruya sayfalar dolusu cevap verilir.Ancak biz kısadan söylersek,yapıcı olmayan şeyler gelişir.Nedir, O şeyler? Kıskanma,aşağılama,küçümseme,hazırcı olma,reddetme,çözüm üretmeme,alternatif proje geliştirmeme gibi davranışlar gelişir.Doğru karar verme,dürüst davranma,proje geliştirme,saygı duymak gibi davranışlar gelişmez.Örneklersek;Siyasette Türkiye Cumhuriyetinin en büyük projesi kabul edilen GAP (Güney Doğu Anadolu Projesi) belirli bir siyasi kadro yapmıştır.Bu proje gerçekleştirilmeye çalışıldığı sırada bunu kıskanan ve küçültmeye çalışan diğer siyasi kadro bu proje ağalara yapıldı diyerek karşılığında daha büyük ve etkili proje yapmazsa,yapıcı olmayan eleştiride bulunmuş olur. Eleştiri yapılırken karşılığında çözüm ve alternatifler getirilmezse ülke bir şey kazanmaz.Ancak çok şey kaybeder. Eleştirel düşünelim.Ama,eleştirdiğimiz konuyu daha iyi hale getirecek çözümü de beraber getirelim değil mi!
|