BEŞ PARARNIN HESABI İnsanlar toplumda yaşarken belirli kurallar ortaya çıkarmıştır.Şayet insanlar bu kurallara uyarlarsa kimseye ve çevresine zarar vermez,daha mutlu yaşar.Huzurlu olur. Bazen insanlar,siyaseten veya tesadüfen,liyâkatı olmadığı halde bir takım mevki,makam elde ederler.Liyâkatı olmayan bu insanlar gene gibi devletin çeşitli yerlerinde bir şekli ile yerleşir.Fırsat buldukça da musluğu açar,havuzunu doldurur.Yanına da birini alırsa,yalan,talan,rüşvet ve hortum için birlikte çalışır.Bunlar kimisi masum,saf görünümlü veya kibar konuşan tipler olur.Rüşvet ve yolsuzluk sözü olduğu zaman dürüstlük abidesi kesilirler.Hatta kimileri hamutla götürüyor.Memur birazcık yemiş çok mu? Zaten maaşı az diye kendi yaptıkları etik değere uymayan kural dışı hareketleri tasdik ettirmeye çalışırlar.İşte bu tipler devletin sırtında YAVSULAR veya GENELERDİR..Bunlar için ne örf ve adet,ne görgü kuralları,ne ahlak kuralları,ne din kuralları ne de hukuk kuralları önemlidir.Bunlar sosyal davranış kurallarını amaçlarına araç olarak kullanırlar.Aynı zamanda çok da sempatik görünürler.Bunlar aynı zamanda kıravatlı hırsızlardır.Bunlar gizlenmesini küçük şeylerle de olsa yemlemesini bilirler,becerirler.Bunlar tıpkı bataklığın asalak canlıları,vücuda yerleşen kanser mikrobu gibidirler. İnsanlar bilinçli ve bilinçsizce bir takım kural dışı hareketler içinde,sahtekarlık yaparak,rüşvet,yolsuzluk,hırsızlık yaparlar.İnsanları kandırırlar.Büyük yerdekiler büyük,küçük yerdekiler de küçük hortumlama gerçekleştirirler.Bunlar serbest iş yapanlarda olduğu gibi resmi kurumlarda “okullarda,hastanelerde vs.” da olur.Her nedense bunlar hep itibarlı görünürler.Hatta alkışlanırlar! Size yine bir kıssa dan hisse sunmak istiyorum. Bir ağa varmış.Bu ağanın bir çok parası,malı,mülkü,kendine de bağlı bir çok köyü varmış.Ağa yaşlandıkça ölümden korkmaya başlamış.Etrafına öbür dünyada ne var ne yok bir haber getiren var mı ola derken;Kahyası ağam demiş.Tellal çıkaralım, etrafa haber salalım,demiş.Tellal çıkmış; “Duyduk duymadık demeyin…..ağa,eğer bir kişi toprağa gömülmeyi kabul eder,sağ çıkar öbür dünyadan haber getirirse,paramın şu kadarını,malımın şu kadarını köyümün de bu kadarını vereceğim, der.”Tabii ki herkesin canı tatlıdır.Gömülmek istemez dağılırlar. Bir köyde yine tellal aynı şeyleri söylerken,köye bir yabancı gelmiştir.Peşmur (dağınık,sefil) vaziyette üzerinde eski bir gömlek,sırtında eski bir heybe vardır.Adam;Burada ne oluyor? diye sorar.Ağanın isteğini anlatırlar.Kimi kimsesi olmadığını sorarlar.Adam;Hayır,yalnız yaşarım,diyar diyar gezerim, der.Ağanın isteğini kabul edip,etmediğini sorarlar.Adam;Kabul ettiğini belirtir. Adamı toprağa gömerler.Akşam üzeri açarlar.Adam.mezardan sağ olarak çıkar.İlk sözü ben para,mal istemiyorum der.Önce köylü kaçar,daha sonra yaklaşırlar.Anlat bakalım ne oldu? Dendiğinde,Adam:Yine ben ağanın parasını da malını da istemem der.Devam eder.Bu köye gelmeden önce bir köye geldim.Çeşmede elimi yüzümü yıkarken bir kadın geldi.Bana sırtında ki sicimi sat,dedi.Ben de ne yapacaksın? Dedim.Kadın,ormandan odun getirip satacağım,çocuklarıma bakacağım dedi.Ben de almasın diye 10 paralık sicimi 15 para dedim.Kadın yine de aldı.Siz beni toprağa gömünce Münker ile Nekir Melekleri geldi.O zamana kadar hiç haram işin yoktu.10 Paralık şeyi 15 paraya sattın ver bakalım 5(Beş) paranın hesabını derler.Ben akşama kadar 5 paranın hesabını veremedim! Ağanın o kadar para ve malının hesabını nasıl vereceğim der! İşte insanlar hangi yerde,nasıl yaşarsa yaşasın,hangi makamda olursa olsun ancak kulunu kandırır.Ama ,Allah’ı asla…Allah böylelerine hidayet versin,diyelim değil mi
|