ANALİZ
Türk siyasetinde merkez,sağ-sol düşünce akımları vardır. Öyle zamanlar olur
ki,sağ-sol kavramları ve aksiyonları biter.Önce vatan duygusu ortaya çıkar.
Atatürk’ün deyimi ile “ Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır.”
Türk insanı,ülkenin birliği ve bütünlüğü tehlikede olduğu zaman;Cumhuriyetin
niteliklerine bağlılık, üniter yapı ile birlikte,milli devlet,milli duruş,milli
çıkar,milli bilinci her zaman ön plana çıkarır.Anayasamızın 1.
maddesinde;”Türkiye Devletinin şekli Cumhuriyettir.” 2.maddesinde
ki;”Toplumun,huzuru,milli dayanışma ve adalet anlayışı içerisinde,insan
haklarına saygılı,Atatürk Milliyetçiliğine bağlı,,Başlangıçta ki temel esaslara
dayanan,demokratik,laik,sosyal bir hukuk devletidir.”,3. Madde de” Türkiye
Cumhuriyeti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.Dili Türkçedir.Bayrağı
Kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır.Milli marşı İstiklâl
Marşıdır.Başkenti Ankara’dır.” hükümler 4. madde ile
“değiştirilmez,değiştirilmesi teklif edilemez” değiştirilemez hükümler olarak
kabul edilmiştir. Bu hükümler devletin hem temeli ve hem de çatısı
durumundadır.Temeli ve tavanı sağlam olmayan bir bina çabuk yıpranır,yıkılır.
Avrupa birliğine giriş aşamasında,binanın sağlam yapısı ve tavanı bozulmak
istenmektedir.Türkiye,Avrupa Birliğine alınmadan önce,sanki naylon bir devlet
yapılanması,bukalemun niteliğinde ki neslin çoğalmasını istenmektedir.Böylece
uzaktan kumandalı televizyon gibi yönlendirme ve yönetme gerçekleşecektir. Bu
tabi emperyalist ülkelerin ve ülke içindeki işbirlikçilerin arzusudur.
Ülkemiz jeopolitik ve jeostratejik öneme haiz bir yapıdadır.Uzak ve yakın
sürekli tehdit altındadır.Bundan dolayı da mazisi şan ,şeref,zaferlerle dolu
olan askeri yapısı güçlü olmak zorundadır.Türkiye Cumhuriyeti devleti,onun
sahibi Türk Milletinin göz bebeği Türk Silahlı Kuvvetlerinin etkinliğini,dünyada
ve bölgede ki gücünü sarsmak,zayıf göstermek ve yıpratmak amacını güden istek ve
uygulamalar yapılmaktadır.Dış ve iç ihanet odakları fısıltı şekliyle gündem
oluşturarak, halkın zihnini bulandırmaya çalışmaktadır.
Her zaman Türk Silahlı Kuvvetleri iç ve dış tehlikelere karşı güçlü olmak
zorundadır.Çünkü;Türk Silahlı Kuvvetleri,Türkiye Cumhuriyeti Devletinin
teminatıdır.Türk Silahlı Kuvvetlerini psikolojik harekatlarla yıpratmaya çalışan
iç dış güçlere karşı,Türk Milleti Ordusuna her zaman sahip çıkacaktır.Hain
odakların amacı,Türk Milleti ve Ordusunun savunma reflekslerini,caydırıcı gücünü
zayıflatmaktır.
Emperyalistler,terör örgütünün iç ve dış uzantıları,destekçileri, sürekli,siyasi
çözüm,demokratikleşme sözlerini dillerinden düşürmezler.Bunlar kendilerine göre
demokratikleşme senaryoları oluşturmuşlardır.Demokratikleşmeyi sürekli maske ve
araç olarak kullanmaktadırlar.Onlara göre;-Kürt devletinin kurulmasına,ülkenin
bölünmesine karşı çıkanlar demokratik değillerdir.-Asılsız Ermeni soykırım
iddialarını kabul etmeyenler demokratik değillerdir.-Kıbrıs’ı vermeyenler,
verilmesine karşı çıkanlar demokratik değillerdir. –Fener Rum Patrikhanesinin
illegal görülen faaliyetlerine ve isteklerine karşı çıkanlar demokratik
değillerdir.
2003’te Amerika’da ki loca,lobi niteliğinde ki bir toplantıda bölgemizde yaşanan
olaylar dillendirilir.Bu bölgede buna karşı çıkacak gücün Türk Silahlı
Kuvvetleri olduğu,bunu yıpratmak için planlar yapılır.Bunlar halen
uygulanmaktadır.
Kerkük’ü ,Barzani’ye vererek Kürt devletinin oluşumunu sağlamak,bizim için
önemli olan kırmızı nokta ve hatların bitmesine yol açacaktır.Bu da bölgede
Türkiye’nin etkinliğini bitirecektir.Türkiye kendisi için çok önemli olan bu
duruma kayıtsız kalamaz.
Türkiye de kaybettiği saygınlığı ve sempatiği yeniden kazanmak,İran’a vurmak,
çeşitli yerlerde baskı kurmak ,bölgede bütün denetimi ele geçirmek için ABD bir
sürpriz yaparak,Irak’ın kuzeyini BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) çerçevesinde
denetimi,yönlendirilmesi,İsrail’le işbirliği yapmak kaydıyla Türkiye’ye
verebilir.!
Bölgede oynanan oyunu bozabilecek tek güç Türkiye’dir.Bunu engellemek
gerekir.Çünkü;Türkiye,PKK teröründen dolayı,uluslar arası hakkını kullanmak
ister.Bu durum,bu bölgeden beslenen emperyalist ülkelerin işine gelmez.Dün nasıl
ki Rus yapımı kalaşnikoflar,Çin yapımı silahlar kullanmışlarsa,şimdi de ABD’nin
G3 ve Avrupa ülkelerinin ürettiği antipersonel mayınlar görülmektedir.Türkiye
kendi gücü ile denetimi sağlarsa,nasıl ki Ermeni zalimliği arkasında
kendilerinin çıkacağı gibi,bu bölgedeki oyunların arkasından da kendileri
çıkacaktır.
ABD,Irak’ın Kuzeyinde üstlendiğini iddia ettiği Ensar’ül İslâm örgütünü , nokta
atışları ile o bölgeden silmiştir.Ama PKK’ya gelince bu bombalamalar söz konusu
değil!
İsrail, iki askeri için Lübnan’a girip,yakıyor,yıkıyor,vuruyor,öldürüyor.Daha
sonra uluslar arası müdahale hakkımı kullandım, diyor.Meşru görülüyor.!Türkiye
uluslar arası müdahale hakkını kullanmaya kalkınca,bekle denerek,oyalanıyor!
Emperyalist devletlerin kendilerine kukla olarak kurdurmak istedikleri,Büyük
Kürdistan’ın Kuzey kısmında,Doğu Anadolu bölgesinde “Fırat ve Dicle” su
yatağı,GDAB’de ki (Güney Doğu Anadolu Bölgesi) petrol kaynaklarının içine
almak,özellikle Akdeniz kıyılarından Mersin dahil ele geçirmektir.Bunun içinde
yerel yönetim ağırlıklı demokratik sistemi istismar ederek,önce
özerklik,semboller,dil,kültürel,yönetim derken otonom yapı,Güney ve Kuzey
birleşmesini sağlamak arzusundadırlar.Tabii ki bütün bu senaryoların
yazarları,aktörleri,mimarları,AB(Avrupa Birliği Ülkeleri),ABD,Rusya;Çin başta
olmak üzere diğer emperyalist ülkelerdir.
Özellikle dikkat edilirse,AB, Ülkemizin Doğu ve Güney Doğu Anadolu
bölgesini,Büyük Kürdistan’ın Kuzey kanadını,ABD ve diğerleri de Irak’ın
Kuzeyinde Büyük Kürdistan’ın Güney kanadını oluşturmaya çalışmaktadırlar.Bu
Global güçler,emperyalizmin panzehiri olan Türkiye’nin ve göz bebeği Ordusunun
etkisizleştirilmesi,bölünmesi ile gerçekleştirmeye çalışacaklardır.Emperyalist
devletlerin esas amacı,geleceğe dönük,SU ve PETROLÜ bir şekille denetime almak
veya aldırmaktır.
Şayet Türkiye’de yaşıyorsan,dostunu,düşmanını bilerek,birlik ve beraberlik
içerisinde olmalıyız.Ülkemizde her yerde önce yaşama hakkını,devlet otoritesi
ile sağlamalıyız.Daha sonra,eğitim,sağlık,iş,aş ile ilgili ekonomik projeleri
daha etkin uygulamalıyız.
23 Ekim 2007’de Rauf Tamer’in köşe yazısında ifade edilen,6 Nisan 2006’da George
Bush’un Charlotte North Carolina’da yaptığı konuşmadan alıntıyı belirtmek
istiyorum.
Aynen şöyle :
*Düşmanı kendi topraklarında imha etmeliyiz ki,ülkemiz de onlarla
karşılaşmayalım
*Bu politikamız,saldırgan,ezen,asla müzakere etmeden,taviz vermeden bir strateji
gerektirir.Bu insanlar sağduyu’dan anlamazlar.Onları avlayacağız ve adaleti
yerine getireceğiz.
………………..
*Bu ülkeyi korumak için sadece önleyici saldırılarla kalmayacağım.Teröristlere
sığınak sağlayanları da ,barındıranları da en az teröristler kadar sorumlu
tutacağım.
George-6 Nisan
Kendisine dokununca her şey mübah,başkasına olursa günah,işte egoist,emperyalist
kafa….!
|