Avanos Kızılırmak Gazetesi Haber Portalı Avanos Esnaf Rehberi Avanos Kızılırmak Gazetesi Haber Portalı Avanos Esnaf Rehberi - Analiz
Analiz PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 26 Kasım 2007
Image

 ANALİZ

Türk siyasetinde merkez,sağ-sol düşünce akımları vardır. Öyle zamanlar olur ki,sağ-sol kavramları ve aksiyonları biter.Önce vatan duygusu ortaya çıkar. Atatürk’ün deyimi ile “ Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır.”

Türk insanı,ülkenin birliği ve bütünlüğü tehlikede olduğu zaman;Cumhuriyetin niteliklerine bağlılık, üniter yapı ile birlikte,milli devlet,milli duruş,milli çıkar,milli bilinci her zaman ön plana çıkarır.Anayasamızın 1. maddesinde;”Türkiye Devletinin şekli Cumhuriyettir.” 2.maddesinde ki;”Toplumun,huzuru,milli dayanışma ve adalet anlayışı içerisinde,insan haklarına saygılı,Atatürk Milliyetçiliğine bağlı,,Başlangıçta ki temel esaslara dayanan,demokratik,laik,sosyal bir hukuk devletidir.”,3. Madde de” Türkiye Cumhuriyeti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.Dili Türkçedir.Bayrağı Kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır.Milli marşı İstiklâl Marşıdır.Başkenti Ankara’dır.” hükümler 4. madde ile “değiştirilmez,değiştirilmesi teklif edilemez” değiştirilemez hükümler olarak kabul edilmiştir. Bu hükümler devletin hem temeli ve hem de çatısı durumundadır.Temeli ve tavanı sağlam olmayan bir bina çabuk yıpranır,yıkılır.

Avrupa birliğine giriş aşamasında,binanın sağlam yapısı ve tavanı bozulmak istenmektedir.Türkiye,Avrupa Birliğine alınmadan önce,sanki naylon bir devlet yapılanması,bukalemun niteliğinde ki neslin çoğalmasını istenmektedir.Böylece uzaktan kumandalı televizyon gibi yönlendirme ve yönetme gerçekleşecektir. Bu tabi emperyalist ülkelerin ve ülke içindeki işbirlikçilerin arzusudur.

Ülkemiz jeopolitik ve jeostratejik öneme haiz bir yapıdadır.Uzak ve yakın sürekli tehdit altındadır.Bundan dolayı da mazisi şan ,şeref,zaferlerle dolu olan askeri yapısı güçlü olmak zorundadır.Türkiye Cumhuriyeti devleti,onun sahibi Türk Milletinin göz bebeği Türk Silahlı Kuvvetlerinin etkinliğini,dünyada ve bölgede ki gücünü sarsmak,zayıf göstermek ve yıpratmak amacını güden istek ve uygulamalar yapılmaktadır.Dış ve iç ihanet odakları fısıltı şekliyle gündem oluşturarak, halkın zihnini bulandırmaya çalışmaktadır.

Her zaman Türk Silahlı Kuvvetleri iç ve dış tehlikelere karşı güçlü olmak zorundadır.Çünkü;Türk Silahlı Kuvvetleri,Türkiye Cumhuriyeti Devletinin teminatıdır.Türk Silahlı Kuvvetlerini psikolojik harekatlarla yıpratmaya çalışan iç dış güçlere karşı,Türk Milleti Ordusuna her zaman sahip çıkacaktır.Hain odakların amacı,Türk Milleti ve Ordusunun savunma reflekslerini,caydırıcı gücünü zayıflatmaktır.

Emperyalistler,terör örgütünün iç ve dış uzantıları,destekçileri, sürekli,siyasi çözüm,demokratikleşme sözlerini dillerinden düşürmezler.Bunlar kendilerine göre demokratikleşme senaryoları oluşturmuşlardır.Demokratikleşmeyi sürekli maske ve araç olarak kullanmaktadırlar.Onlara göre;-Kürt devletinin kurulmasına,ülkenin bölünmesine karşı çıkanlar demokratik değillerdir.-Asılsız Ermeni soykırım iddialarını kabul etmeyenler demokratik değillerdir.-Kıbrıs’ı vermeyenler, verilmesine karşı çıkanlar demokratik değillerdir. –Fener Rum Patrikhanesinin illegal görülen faaliyetlerine ve isteklerine karşı çıkanlar demokratik değillerdir.

2003’te Amerika’da ki loca,lobi niteliğinde ki bir toplantıda bölgemizde yaşanan olaylar dillendirilir.Bu bölgede buna karşı çıkacak gücün Türk Silahlı Kuvvetleri olduğu,bunu yıpratmak için planlar yapılır.Bunlar halen uygulanmaktadır.

Kerkük’ü ,Barzani’ye vererek Kürt devletinin oluşumunu sağlamak,bizim için önemli olan kırmızı nokta ve hatların bitmesine yol açacaktır.Bu da bölgede Türkiye’nin etkinliğini bitirecektir.Türkiye kendisi için çok önemli olan bu duruma kayıtsız kalamaz.

Türkiye de kaybettiği saygınlığı ve sempatiği yeniden kazanmak,İran’a vurmak, çeşitli yerlerde baskı kurmak ,bölgede bütün denetimi ele geçirmek için ABD bir sürpriz yaparak,Irak’ın kuzeyini BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) çerçevesinde denetimi,yönlendirilmesi,İsrail’le işbirliği yapmak kaydıyla Türkiye’ye verebilir.!

Bölgede oynanan oyunu bozabilecek tek güç Türkiye’dir.Bunu engellemek gerekir.Çünkü;Türkiye,PKK teröründen dolayı,uluslar arası hakkını kullanmak ister.Bu durum,bu bölgeden beslenen emperyalist ülkelerin işine gelmez.Dün nasıl ki Rus yapımı kalaşnikoflar,Çin yapımı silahlar kullanmışlarsa,şimdi de ABD’nin G3 ve Avrupa ülkelerinin ürettiği antipersonel mayınlar görülmektedir.Türkiye kendi gücü ile denetimi sağlarsa,nasıl ki Ermeni zalimliği arkasında kendilerinin çıkacağı gibi,bu bölgedeki oyunların arkasından da kendileri çıkacaktır.

ABD,Irak’ın Kuzeyinde üstlendiğini iddia ettiği Ensar’ül İslâm örgütünü , nokta atışları ile o bölgeden silmiştir.Ama PKK’ya gelince bu bombalamalar söz konusu değil!

İsrail, iki askeri için Lübnan’a girip,yakıyor,yıkıyor,vuruyor,öldürüyor.Daha sonra uluslar arası müdahale hakkımı kullandım, diyor.Meşru görülüyor.!Türkiye uluslar arası müdahale hakkını kullanmaya kalkınca,bekle denerek,oyalanıyor!

Emperyalist devletlerin kendilerine kukla olarak kurdurmak istedikleri,Büyük Kürdistan’ın Kuzey kısmında,Doğu Anadolu bölgesinde “Fırat ve Dicle” su yatağı,GDAB’de ki (Güney Doğu Anadolu Bölgesi) petrol kaynaklarının içine almak,özellikle Akdeniz kıyılarından Mersin dahil ele geçirmektir.Bunun içinde yerel yönetim ağırlıklı demokratik sistemi istismar ederek,önce özerklik,semboller,dil,kültürel,yönetim derken otonom yapı,Güney ve Kuzey birleşmesini sağlamak arzusundadırlar.Tabii ki bütün bu senaryoların yazarları,aktörleri,mimarları,AB(Avrupa Birliği Ülkeleri),ABD,Rusya;Çin başta olmak üzere diğer emperyalist ülkelerdir.

Özellikle dikkat edilirse,AB, Ülkemizin Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgesini,Büyük Kürdistan’ın Kuzey kanadını,ABD ve diğerleri de Irak’ın Kuzeyinde Büyük Kürdistan’ın Güney kanadını oluşturmaya çalışmaktadırlar.Bu Global güçler,emperyalizmin panzehiri olan Türkiye’nin ve göz bebeği Ordusunun etkisizleştirilmesi,bölünmesi ile gerçekleştirmeye çalışacaklardır.Emperyalist devletlerin esas amacı,geleceğe dönük,SU ve PETROLÜ bir şekille denetime almak veya aldırmaktır.

Şayet Türkiye’de yaşıyorsan,dostunu,düşmanını bilerek,birlik ve beraberlik içerisinde olmalıyız.Ülkemizde her yerde önce yaşama hakkını,devlet otoritesi ile sağlamalıyız.Daha sonra,eğitim,sağlık,iş,aş ile ilgili ekonomik projeleri daha etkin uygulamalıyız.

23 Ekim 2007’de Rauf Tamer’in köşe yazısında ifade edilen,6 Nisan 2006’da George Bush’un Charlotte North Carolina’da yaptığı konuşmadan alıntıyı belirtmek istiyorum.

Aynen şöyle :

*Düşmanı kendi topraklarında imha etmeliyiz ki,ülkemiz de onlarla karşılaşmayalım

*Bu politikamız,saldırgan,ezen,asla müzakere etmeden,taviz vermeden bir strateji gerektirir.Bu insanlar sağduyu’dan anlamazlar.Onları avlayacağız ve adaleti yerine getireceğiz.

………………..

*Bu ülkeyi korumak için sadece önleyici saldırılarla kalmayacağım.Teröristlere sığınak sağlayanları da ,barındıranları da en az teröristler kadar sorumlu tutacağım.

George-6 Nisan

Kendisine dokununca her şey mübah,başkasına olursa günah,işte egoist,emperyalist kafa….!

 

Hit: 229
feed3 Yorumlar
Abbas
Ağustos 07, 2008
213.200.246.254

Eline koluna, kalemine sağlık Mustafa abi
Sende birşeyler yazmasan adamlar bize neleri yutturacak.
Aman sen yazmaya devam etki yalancıların mumu yatsıya kadar
yansın.

Mustafa Tokdede
Ağustos 05, 2008
85.2.146.47

Editörüm, acaba bu yazım hangi formata uymadı da yayınlanmadı?
EINSTEIN diyor ki "Öyle bir dünyada yasiyoruz ki, bir peşin hükümü söküp atmak, atomu parçalamaktan daha zor” Zekeriya öyle yazılar yazıyor ki, bir türlü kafasındaki peşin hükümleri, örümcekleri atamıyor. Bu yazısında da hukukçuluğa soyunmuş. Yazının başlığına da Analiz demiş. Bir yazar herhangi bir konuda analiz yaparken içinden geldiği ve içinde yaşadığı toplumun sorunlarını görür ve bu sorunların çözümü yönünde düşünce, anlayış ve tavır üretmeyi hedefleyen yazılar ortaya döker. Analiz adı altında bir yerlere tapınmaz. Analiz etmek söylenenleri olduğu gibi kabul etmek veya papağan gibi tekrar etmek değildir. Analiz bir yerde sorgulamaktır. O zaman beraberce sorgulayalım. Zekeriyacağım Anayasa’nın önemli maddelerini (1-2-3-4) yazmış ve Bu hükümler devletin hem temeli ve hem de çatısı durumundadır.Temeli ve tavanı sağlam olmayan bir bina çabuk yıpranır,yıkılır buyurmuş. Zekeriya, Ergenekon darbe girişimleri ihtimalini yargılayan bir anayasanın, kendisinin bir darbe anayasası olduğunu göremez. Halen Türkiye’de hukukçuların yarısının bu maddelerin değişebileceğini savunduklarını bilemez. 12 Eylülde’de mevcut anayasanın üzerinden tanklar geçtiğini istedikleri değişiklikleri yaparak halk oylamasına sunup bunları da anayasal düzeni korumak üzere yaptıklarını göremez. Anayasa’yı bir kere delmekle bir şey olmaz` diyen Cumhurbaşkanlarının bu ülke bağrından çıktığını bilmez. Taze örnek MHP ile AKP'nin ortaklaşa düzenlediği Yüksek Öğretimde başörtüsüne serbestlik getiren Anayasa düzenlemelerini, Anayasa mahkemesinin, Anayasamızın 2. Maddesinde geçen laiklik ilkesine ters düşüyor diyerek iptaline karar vermesini Zekeriya İllez hiç okumaz. Doğru biz insan haklarını kabul etmiş ve anayasanın 2. maddesine almışız, o halde uymalıyız değilse Anayasa ihlali olur. Bakalım, İnsan hakları Evrensel Bildirgesi Madde 2(sadece ilk paragraf) ”Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya baska bir görüs, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, dogus veya herhangi baska bir ayrim gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir diye devam ediyor.“ Anayasayı devletten önce sen ihlal ediyorsun. Yazdığın bütün yazılar ırkçılığı, dinciliği körüklüyor. Sev kardeşim önce insanları sev. Dinine, ırkına rengine bakmadan sev. Gelelim devletin kendi anayasasını ihlaliline
Madde 4- Hiç kimse kölelik veya kulluk altinda bulundurulamaz, kölelik ve köle ticareti her türlü biçimde yasaktir. Madde 5- Hiç kimseye iskence yapilamaz, zalimce, insanlik disi veya onur kirici davranislarda bulunulamaz ve ceza verilemez. Zekeriyacığım senin şu yazdığın hak hukuk, adalet, hikayeleri bize sadece kitaplarda okutuldu ve kitap sayfalarında kaldı. Sana demiyorum, çok geçmişe 12 Eylül 12 Mart’a git, Kitap gazete de okuma. Kapalı kapılara, arka sokaklara, F-Tipine, Metris önüne hiç gitme. Arada bir canlı yayında kameraların önünde joplanan, tokatlanan insanlara, biber gazı sıkılan çocuğa, vahşice dövülen kadınlara, üzerine kurşun yağdırılan öğrencilere bak. Bunlar tanık, ispat, nereden duydun, doğru mu söylüyor gibi lüzumsuz sorular da gerektirmiyor. Devlet’in televizyonunda çıplak gözle görüyorsun. Hadi kafanı bir çevir inan ki Anayasayı kimlerin ihlal ettiğini görecek ve bir gün mutlaka doğruları yazmayı öğreneceksin.

Misafir
Kasım 27, 2007
88.224.220.191

DOKUNALIMDA KME BݝRNݝ AL BRݝNE VUR BALIK BATAN KOKMUޞ


Yorum Yaz
 
 
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
Küçült | Büyüt
 

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Günün Sözü

günün sözü-ekolay.net